ArıcılıkGenel

ARICILIKTA SONBAHAR BESLENME VE BAKIM ÇALIŞMASI

Arılarda kış kayıplarının azaltılmasında sonbahar bakımının önemi  büyüktür. Sonbahar bakımına, bal hasadını takip eden günlerde zaman kaybetmeden başlanmalıdır. Arılıktaki kovanların tek tek kuvvet durumuna göre, kışı geçirmek için yeterli bala sahip olup olmadıkları incelenmeli, aynı zamanda ana arı kayıplarının meydana gelip gelmediği not edilmelidir. Arıların kışı en az kayıpla atlatabilmeleri için, her koloniyi dikkatle gözden geçirerek besin ihtiyaçları ayrı ayrı belirlenmelidir. Burada dikkat edilecek hususlar aşağıda belirtilmiştir.

 

 

  • Ana Arının Değiştirilmesi

 

Ana arısı yaşlanmış veya bal hasadından sonra ana arısını kaybetmiş kolonilere çiftleşmiş genç ana arı verilmelidir. Gezginci arıcılıkta ana arılar yıl boyunca yumurta bıraktığı için çabuk yaşlanırlar. Bu yüzden bir veya en geç iki yıl içinde bunlar değiştirilmelidir. Sonbahar aylarında ana arılarını değiştiren gezginci arıcıların daha verimli çalıştıkları bilinmektedir.

 

 

  • Zayıf Kovanların Birleştirilmesi

 

Sonbaharda ana arısını kaybetmiş kovanlara verilecek yeterli sayıda çiftleşmiş genç ana arı yoksa, anasız olan zayıf kovanlar birleştirilmelidir. Bunun için analı kovan sabit tutulur ve akşamüzeri anasız kovanın arıları arasına bir kafes teli veya gazete kağıdı geçirerek bölünmüş olan analı kovana aktarılır. İki koloni bir süre şurup veya kekle beslenir. Eğer araya gazete kağıdı konmuş ise, kağıt 5-6 noktadan kalem ucu ile delinmelidir. Arılar birbirlerine iyice alıştıktan ve sakinleştikten sonra aradaki ince kafes teli veya gazete kağıdı çıkartılır.

 

 

  • Suni Oğul Hazırlığı

 

Bal hasadı sonunda kuluçkalığa sığmayan çok güçlü koloniler varsa, bunlar yeni çiftleşmiş genç bir ana arı ile bölmeli ve suni oğul üretilmelidir.

 

 

  • Besin Kontrolü

 

Yaz ayları sonunda yapılan bal hasadı, kolonilerdeki arı mevcudu dikkate alınmadan aşırı şekilde gerçekleştirilmiş ise, arılarda geç sonbaharda beslenme yetersizliği nedeniyle ölümler başlayabilir.

 

Tecrübesiz bir arıcı, kışın koloninin ne kadar bala ihtiyacı olduğunu kesin olarak tahmin edemez. Çünkü koloninin kuvvet durumu, yavru yetiştirme faaliyeti ve kovana taşınan balözünün cinsi, koloninin bal ihtiyacına etki eden faktörlerdir. Genel bir ifade ile, hasattan sonra normal bir kolonide ballı çerçeve sayısı, arılı çerçevelerin yaklaşık 1.5 katı olmalıdır. Aynı zamanda kolonide yavru gelişimini sağlamak için yeterli sayıda polenli çerçeve bulundurulmalıdır. Aksi halde kovanlara yedek besi n verilmeli ve arıların besin yetersizliğinden ölmeleri engellenmelidir.

 

Sonbahar şuruplaması ile, ana arı tekrar yumurta bırakmaya başlar. Böylece çıkan genç nesil kışı sağlıklı olarak geçirecektir.

 

Yeterli kışlık besinle kışlatılmamış kolonilerde ana arı ne kadar genç  ve yumurtlama gücüne sahip olursa olsun, işçi arı ne kadar kuvvetli olursa olsun ilkbaharda büyük kayıplar verebilecekleri ve hasat mevsimine kuvvetli giremeyecekleri unutulmamalıdır.

 

 

  • Hastalık Kontrolü

 

Kolonilerde Kireç Hastalığı, Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğü, Nosema, Balmumu güvesi ve diğer mantari veya bakteriyel hastalıkların bulunup bulunmadığı dikkatle incelenmelidir.

 

Eğer hastalıklı kolonilerde rastlanmış ise bunlar işaretlenmeli ve derhal mücadeleye başlanmalıdır. İlaçlar, hastalığın şiddeti dikkate alınarak tedavi edici dozlarda kullanılmalıdır. Amerikan Yavru Çürüğü saptanmış ise, bu hastalık ihbarı mecburi olduğu için derhal en yakın Tarım Teşkilatı’na haber verilmelidir.

 

 

  • Varroa Mücadelesi

 

Sonbaharda kolonideki arı sayısı, doğal ölümlerin başlaması ile birlikte giderek azalırken, aynı dönemde Varroa erginlerinde ölüm oranı çok düşük kalmaktadır. Bu nedenle kovanda arı başına düşen Varroa sayısında hissedilir bir artış başlamakta ve parazitin zararı giderek artmaktadır.

 

Varroa mücadelesi denilince aka ilk gelen düşünce, bir ilaç kullanarak Arı akarını öldürmek olmamalıdır. İlaçlı mücadeleye geçmeden önce, zararlıdan korunmak ve kocan içindeki bulaşıklık oranını düşürmek için bazı kültürel önlemler uygulanmalı daha sonra kimyasal mücadeleye başlanmalıdır.

 

İlaçlamada Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan ruhsat almış ilaçlar kullanılmalı, öneri dışı kullanılan İsrail çubuğu, Sıvı formik asit, Formet, Trazam, Varromat-2000, Alman çubuğu, Kenaz, Butox ve Malathion gibi preparatların uygulamasından vazgeçilmelidir.v

Etiketler
Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir