Arıcılık
Arılık Yerini Seçimi 1

Modern arıcılık yönetim tekniklerinin uygulandığı ülkelerde bile, bal verimi büyük ölçüde doğal koşullara bağlıdır. Bunların başında iklim ve bitki örtüsü gelmektedir. Arıcılıktan elde edilecek yıllık gelir ile, iklim koşulları ve bitki örtüsü arasında büyük bir ilişki bulunmaktadır.
Arılık Yerini Seçimi 1
Bir bölgede yaşa¬nan kurak iklim, bölgenin bitki örtüsünde yer alan bitki türlerinin sayısını değiştirmektedir. Olumsuz iklim koşulları, doğal bitki örtüsünün yayılışını sınırlamakta ve o bölgenin arıcılık için kullanılmasına engel olmaktadır. İklimi meydana getiren sıcaklık, rüzgar, yağış ve kuraklık gibi faktörlerden ve bunların mevsimsel dönüşümlerinden arıların olumsuz yönde etkilenmemesi için gerekli önlemler zamanında alınmalıdır.
Modern arıcılık yönetim tekniklerinin uygulandığı ülkelerde bile, bal verimi büyük ölçüde doğal koşullara bağlıdır. Dr. Ertaç TUTKUN – Arıcılık Tekniği
Bir arılıkta esen hakim rüzgarların yönü ve şiddeti, sağanak yağmur ve fırtına tarlacı arıların çeşitli görevlerini doğrudan etkilemektedir. Bunlar dikkate alınarak arılığın yeri seçilir, koyanların yönü ayarlanır, kat verme, oğul alma ve ana arı yetiştirme programlarının takvimi belirlenir.
Örneğin nektar akımı döneminde birkaç günlük beklenmedik bir sam yeli, çiçekleri kurutur ve bal verimini düşürür. Koloninin buna olan tepkisi; erkek arıların kovan dışına atılması şeklinde başlar, yavru üretimi azalır, yağmacılık eğilimi görülür. Doğal koşullar altındaki bu değişim, arıcıyı da kovan uçuş deliklerini daraltmak, yeni petek vermeyi durdurmak ve kovanlardaki gereksiz petekleri almak, ballıkları azaltmak ve hatta bal hasadını erkene almak gibi birtakım uygulamaları yapmaya zorlar.
Arılık Yerini Seçimi 1
İlkbahar döneminde görülen soğuk ve yağışlı havalar, bakire ana arıların çiftleşme uçuşunu geciktirebilmekte veya tamamen engelleyebilmektedir. Bu nedenle ana arı yetiştirme ve yapay oğul alma programları yapılırken bölgeye özgü iklimsel özellikler dikkate alınmalıdır. Bir arılıkta karla kaplı gün sayısı ve kışın şiddeti, kışlatma süresi ve kış kayıpları üzerinde etkili olmaktadır. Havaların ısınması ve çiçeklenmenin başlaması ile, arılar ve arıcı için yeni sezon açılır. Baharla birlikte iklimde yaşanan değişimler, kolonilerin arılığa alınması, kovan temizliği, koloni kontrolleri ve besleme gibi uygulamaların habercisi olmaktadır. Bu değişim sonunda, kolonilerde kuluçka aktivitesi başlamakta ve arılar, nektar akımına güçlü olarak girme olanağı kazanmaktadır.

Bir yöredeki üretilen balın miktarı ve niteliği, büyük oranda o yöredeki bitki örtüsünün varlığı ile ilişkilidir. Bitki örtüsü içerisindeki orman alanı, meyvelikler, pamuk, ayçiçeği ve tütün gibi sanayi bitkileri ile çayır, mera ve yem bitkilerinin miktarı ve dağılımı o bölgedeki arı ürünlerinin nitelik ve niceliğine etki etmektedir. Çünkü bazı bitkiler çok iyi bir polen kaynağı ve bazıları çok iyi bir nektar kaynağı iken bazıları da hem polen hem de nektar sağlayabilmektedirler. Örneğin adi yonca, korunga, ak üçgül, çayır üçgülü, kırmızı üçgül, taş yoncası türleri ve gazal boynuzu gibi çok önemli baklagil yem bitkileri arılar için iyi birer nektar ve polen kaynağıdır. Böcek nektarının salgılandığı Kızılçam alanları iyi bir salgı bak kaynağı olmakla birlikte; bu alanlarda arılar için yeterli polen bulunmaması, yavru yetiştirmeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Çayır, mera, yaylalar ve meyve bahçeleri, ayçiçeği, pamuk ve narenciye alanları da arılar için birer besin kaynağı durumundadır.
Ballı bitkilerin çiçeklenme süreleri, nektar verimlerini etkilemektedir. Arı otu (Phacelia tanacetifolia) gibi bazı bitkilerde çiçeklenme periyodu uzun olduğu için bunlar arılara daha uzun süreli polen ve nektar kaynağı olmaktadırlar.




